İtalyan innovasyon ödüllü, Biodermogenesi® ile; Çatlaklarınızdan Kurtulmak artık mümkün.

Hiçbir ağrı hissetmeden, hayat standartlarınıza herhangi bir kısıtlama getirmeden, stresten uzak bir şekilde cilt çatlaklarınızdan, cildinizi yeniden yapılandırarak vücudunuza hiçbir hasar vermeden, kurtulmak artık mümkün.

ÇATLAK NEDİR?

Çatlaklar, tamamen hormonel bozukluklar sonucunda ortaya çıkararak cilt üzerinde sağlıklı deri tarafından ayrılan birbirine paralel çizgiler olup, yüzeyde yükselmiş veya alçalmış mor / kırmızı / beyaz veya mat renklerde çizgilerden oluşmaktadır. Uzunlukları birkaç santimetre'den başlayıp değişebileceği gibi, 8 ila 10 mm genişliğe ulaşabilir. Bazen genişlik daha ciddi boyutlara ulaşabilir.

Histolojik açıdan bakıldığında "striae atrophic" epidermis kalınlığında, daha ince ve büzülmüş olan çatlakların yanında ve onlara yakın konumda bulunan elastik liflerin ve epidermis kolajen bağlarının gözle görülür atrofisine neden olacak şekilde meydana gelen azalma anlamına gelmektedir. Çatlakların içerisinde vaskülarize olmayan atrofik doku yer alır.

BİODERMOGENESİ® NASIL ÇALIŞIR?

Bu yeni yöntem, estetik bozukluk veya çatlaklarla birlikte cildin yapısal özelliklerinin tedavisini amaçlamaktadır. Bu tedavinin dört aşaması vardır.

İlk aşamada mekanik peeling yapılır, ikincide deri, deri dokusunun yenilenmesine yönelik etkin maddeler aracılığıyla beslenir ve cildin mikro dolaşımı için bir vazal jimnastik bir eylem oluşturulur; üçüncü aşamada yüzeye hafif oranda kan akışı sağlanarak çatlak altındaki dokuya özel bir dikkat gösterilmek suretiyle hücresel mitoz artışına aracılık edilir, dördünce aşamada ise, harekete geçirilen mitozun ürettiği skoryayı tekrar absorbe ederek normal deri pH düzeyini ve hidro lipit tabakayı tekrar tesis eden lenfatik mikro dolaşım drenajı etkinleştirilir.

Biodermogenesi®'ye yönelik beklentimizi dikkatle analiz ettiğimiz takdirde onun, çatlakların yapısal ve estetik dışı problemlerini kolayca çözümlemeye çalışan tek tedavi olduğunu kolaylıkla fark edebiliriz. Ayrıca çatlaklarla ilk kez dokuya dair yıkıcı bir felsefeden (peeling, dermabrazyon, lazer, vb) uzaklaşarak, derinin normal biyolojik sürecini, dokuyu yan etkilere neden olmaksızın ve tamamen deri fizyolojisine uygun bir yöntem aracılığıyla hızlandırmaya katkıda bulunmayı deniyoruz.